Anksiyete

ANKSİYETE BOZUKLUKLARI

Hayatın stresi ve yoğunluğu içinde kaygı duymadan yaşayan bir insan yoktur. Kaygının normal seviyede duyulması kişinin harekete geçmesi, kendisini koruması için gereklidir. Fakat kaygı seviyesi günlük yaşamın çeşitli alanlarındaki işlevselliğe zarar verecek bir boyuta ulaştıysa ve kişi bu durumun farkında olmasına rağmen engellemek için elinden bir şey gelmiyorsa anksiyete bozukluğuna sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Patolojik anksiyete ortada endişelenecek bir durum yokken sebepsiz yere gelişen ya da endişelenecek durumlar yaşandığında aşırı, yersiz ve duruma uygun olmayan davranışlara sebep olan, kişinin kontrolünden çıkan kaygı ve korku halidir.

Bunu gün içinde sıkça yaşayan kişilerde baş, mide kas ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, titreme, uyku düzeninde bozulmalar, sinirlilik, huzursuzluk, yorgunluk, sürekli kötü şeyler olacağı endişesi ve bayılma gibi belirtiler görülür. Anksiyete yaşayan kişi genellikle yaşadığı kaygının ve kaygıyı engelleyemediğinin farkındadır.

Anksiyetenin gelişmesi kişiden kişiye farklılık gösterir. Yaygın anksiyete bozukluğunda en az 6 ay süreyle neredeyse her gün iş, okul, ailevi sorunlar, arkadaşlık, sağlık, maddi konular gibi tüm çeşitli yaşam alanlarında sıkça ortaya çıkan yoğun kaygı durumu vardır. Kişi oldukça kötümserdir, zihninde sürekli kötü şeyler olacağına yönelik felaket senaryoları döner durur. Endişeler günün büyük çoğunluğunu kaplayarak hastaya neredeyse huzurlu bir alan bırakmaz. Endişe yaşarken dikkat dağınıklığı, unutkanlık, baş, kas ağrısı, mide bulantısı,uykusuzluk, sinirlilik gibi belirtiler tabloya eşlik eder.

Bir diğer anksiyete bozukluğu türü panik bozukluktur. Panik atak kişinin baş dönmesi, mide bulantısı, kalp çarpıntısı, titreme, nefes alamama, uyuşma, mide bulantısı, bayılma, delirme ve ölüm korkusu gibi belirtilerle birlikte ani olarak yaşayabildiği anksiyete krizidir. Bu krizi yaşayan kişi tekrar atak geçireceğinden korkarak beklenti anksiyetesi yaşar ve daha önce atak geçirdiği tekrar eden durumlara karşı bir takım önlemler alma çabası gösterir.

Sosyal anksiyete bozukluğunda ise sosyal ortamlarda aşağılanma, küçük düşme ve eleştirilme korkusuyla endişe duyar, tehlike algısı duydukları sosyal ortamlardan kaçınır ve bir takım önlemler alırlar. Yüzün kızarma korkusu, izlendikleri belli aktivitelerde yaşadıkları sakarlık ve aksaklıklar sıkça görülebilir.

Özgül fobiler bir başka anksiyete bozukluğu çeşididir. Burada yaşanan anksiyete özgül bir nesneye odaklıdır. Bu nesne belli bir eşya, canlı ya da durum olarak karşımıza çıkabilir. Kişi korktuğu unsurla karşılaştığında aşırı ve mantıksız anksiyete yaşar.

 

DSM 5 tanı kriterlerine göre ayrı bir kategoride yer alan Obsesif kompulsif bozuklukta kişi vaktinin büyük bir bölümünü zihnini işgal eden obsesyonlarıyla geçirirken, takip eden kompulsif davranışlarla sıkıntısını azaltmaya çalışır. Koyduğu kurallar ve uğraştığı detaylarla kendi yaşam alanını kısıtlayarak işlev kaybına uğrayabilir. Ritüeller ve kuralları kişiyi yorarak bunaltsa da çoğu zaman kendisi de yaptıklarının saçma olduğuna inanacak içgörüye sahiptir, fakat yine de kendine engel olamaz. İç görü düzeyi kişiye göre değişiklik gösterebilir.. İç görüsü düşük obsesfif kompulsif hastalarda, düşüncelerinin doğruluğuna yönelik sanrısal inançlara kadar varıncaya kadar geniş bir yelpazede çeşitlilik görülebilir.

Anksiyete bozukluklarının tedavisinde farmakolojik destek ile psikoterapi oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.