BİPOLAR BOZUKLUK

BİPOLAR BOZUKLUK

Bipolar bozukluk kişinin mani ve depresyon olarak adlandırılan, zıt özelllikler taşıyan iki dönem arasında dalgalanmalar yaşaması sonucu oluşan bir duygu durum bozukluğudur. Bir ucunu mani diğer ucunu ise major depresif epizod oluşturur. Bipolar I ve Bipolar II olarak ayrılır. Bipolar I’de kişinin en az bir tane mani epizodu ve buna eşlik eden hipomanik ve majör depresif epizodları bulunmaktadır. Bipolar II’de ise kişinin hem hipomani hem de majör depresif epizodu bulunmasına karşın mani epizodu bulunmamaktadır.

Bipolar I bozukluğun mani epizodunda kişi oldukça hareketlidir, bitmek bilmeyen bir enerjisi vardır. Uyku ihtiyacı azalmıştır. Kişi kendini, yapabileceklerini üstün görerek abartma eğilimindedir. Aşırı özgüven söz konusudur ve buna bağlı riskli davranışlar sergileyebilir. Büyük borçlar altına girmek, riskli cinsel ilişkiler, aşırı hız, öfke patlamaları görülebilir, sosyal çevreyle ve aileyle sorunlar yaşayabilir, çeşitli tehlikeli işlere tereddüt etmeden kalkışarak eyleme vurabilir, yasal sorunlara neden olabilir. Manik epizodta Yapacaklarının sonuçlarını değerlendirememesi ve zarar görme ihtimali hastane yatışını gerektirebilir. Kişinin ailesinin ve yakın çevresinin bu dönemin ataklarıyla ilgili bilgi sahibi olması ve taşkınlık döneminde kişinin yanında olması  oluşabilecek zararları en aza indirgemede önemlidir.

Bipolar II bozuklukta ise geçirilen hipomanik epizodta semptomların ağırlık derecesi manik epizod kadar olmadığı için bu tanıyı alan kişilerin genellikle hastaneye yatışları gerekmez. Ayaktan tedaviyle takip edilirler.

Bipolar I ve II bozuklukta hastalığın diğer ucu depresyondur. Bu dönem daha uzun süreli olabilir ve gerekli destek ve tedavi verilmediğinde intihar riski bulunmaktadır. Bazı raporlara göre intihar vakalarının yaklaşık dörtte bir kadarı bipolar bozukluk tanısı alan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir. Kişi bu dönemde mani döneminin tersine tüm enerjisini kaybetmiş gibidir, yorgun, isteksiz, mutsuz, umutsuzdur. Manik ve hipomanik atakların ardından geçirilen depresif epizodta kişi riskli davranışlarının pişmanlığı sebebiyle çökkünlük yaşayabilir. Özgüven eksikliği, değersizlik duyguları tabloya eşlik eder. Zihinsel yetilerinde, konsantrasyonunda, belleğinde sorunlar görülür.  Yeme ve uyuma alışkanlıklarında değişiklikler ortaya çıkar. İştahsızlık, uyuyamama ya da fazla uyuma isteği gibi. Depresyon dönemi kişinin iş yaşamından sosyal ilşkilerine kadar hayatının her alanında sorunlara yol açar.

Bipolar bozukluğun nedenleri arasında genetik faktörler bulunmaktadır. Kişinin yaşadığı travmalar, büyük kayıplar gibi çevresel etmenler de bozukluğun oluşmasında etkili olabilmektedir. Bu hastalıkta atak dönemlerinin tedavisi ve atakların yenilenmesini engellemek için koruyucu tedavinin önemi bulunmaktadır. Atak dönemleri için tedavi uygulanırsa ataklar arası dönemlerde kişi normal hayatını sürdürebilir. İlaç tedavisi ve psikoterapi tedavide etkilidir. İlaçları düzenli kullanmak, uykunun düzenliliğine dikkat etmek, egzersiz yapmak, madde bağımlılığı ve alkolden uzak durmak tedavinin işlevselliği açısından önem taşımaktadır.