Asistanlık dönemimde, bir doktor arkadaşımın yaptığı tespit hoşuma gitmişti: “en çok manik atak (bipolar bozukluk hastalığında görülen atak tiplerinden biri) geçirmekten korkuyorum. Zira ne kadar gizli-saklın varsa ortaya dökülüyor, bireysel mahremiyetin kalmıyor”.

Manik atak geçiren hastada, hastalık öncesi ve hastalığın akut dönemi arasında bariz farklar ortaya çıkabilir: çok uslu olan kişi, oldukça öfkeli ve saldırgan hale gelebilir. Öncesinde tutumlu iken hastalık döneminde çok para harcayabilir. Geçmişte edepli ve efendi olan birisini küfürler ederken, cinsel içerikli şakalar ve uygunsuz hareketler yaparken görebilirsiniz.

Dramatik hikâyeler dinleyebilirsiniz. Son 3 aydır eşinin kendisini aldattığını öğrenen bir kadın danışanımın verdiği öykü şu şekilde idi: “eşi çok sakin, sadık ve evine düşkün bir insan iken garip bir şekilde değişkenlik göstermişti. Hayat kadınları ile günü birlik ilişkiler kuruyor, pahalı hediyeler alıyor, hiç kullanmadığı halde sigara ve alkol kullanıyor, ele avuca sığmaz şekilde hareket ediyor ve sürekli konuşuyordu. Hatta evlilik dışı yaptığı tüm eylemleri kendisi gelip eşine anlatıyordu”. Tipik bir manik atak öyküsünü, kadıncağız ağlayarak anlatıyordu.

Doktor arkadaşımın tespiti doğru idi. Manik atak geçirdiğinizde, bilinçdışı bastırılmış ne kadar dürtünüz (ve dürtülere eşlik eden, yüzleşmekten korktuğunuz bireysel mahrem gerçekleriniz) varsa ortaya çıkıyordu.

Şu bir hakikattir ki başarılması en zor olan aktivitelerden biri, kişinin kendisi ile yüzleşmesidir.

 

Dr. Hasan Basri İzgi

 

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here