Borderline Kişilik Bozukluğu

BORDERLINE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Sınır kişilik bozukluğu olarak da adlandırılan Borderline kişilik bozukluğu genetik faktörler, çocuklukta yaşanan travmalar, kayıplar, ayrılıklar, fiziksel, psikolojik istismarlar, sorunlu aile ilişkileri gibi sebepler sonucu ortaya çıkan, kişinin kimlik karmaşası yaşamasına, kendisiyle ilgili algılarında bozukluklara, sosyal ilişkilerde ciddi sorunlara, boşluk hissinden uzaklaşamamaya, kişinin dürtülerine engel olamamasına ve kendisine zarar verip intihar etmesine sebep olan psikolojik bir rahatsızlıktır.

Borderline kişilik bozuluğuna sahip kişiler yakın ilişkilerde ani ve dürtüsel kararlar verebilirler. Terk edilmenin, yalnızlığın verdiği boşluk ve hiçlik duygusuna toleransları oldukça düşük olabilir ve genellikle bu kişilerde şiddetli öfke uyandırır. Bu duygularla temas etmemek adına yakın ilişkilerde bir takım önlemler alabilirler. Bu tutumlarındaki aşırı davranışlar karşı tarafın kendilerinden uzaklaşmasına neden olabilir ve dolayısıyla kendi kendilerini baltalayabilirler. İsteklerinin gerçekleşmemesi, yeterince beğenilmemek, görülmemek gibi durumlara duyarlılıkları oldukça yüksektir. Bu ihtiyaçlarının karşılanmaması öfke nöbetleri geçirmelerine ve saldırgan davranışlara neden olabilir, kendilerine ve karşılarındakilere yönelik zarar verici eylemler, daha da yükseldikleri taktirde homisid ve suisid girişimleri bulunabilir.

Bu bozukluğa sahip kişilerin duygu durumlarındaki ani dalgalanmalar günlük ilişkilerine ve özellikle yakın ilişkilerine yansır. Çok hızlı libidinal yatırım yaparak hızlı samimi olup sevgiye boğarken bir anda iç dünyalarında yükselen agresyon nedeniyle karşı taraflarındakine karşı sertleşir, onları değersizleştirip silebilirler. Bir yandan yakınlarına aşırı bağımlılık gösterebilirken diğer yandan aynı kişiye cinayi bir öfke duyabilirler. Stabiliteyi koruyamamaları sosyal ilişkilerde bozukluklara sebep olmaktadır.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip kişiler iç dünyalarında yükselen negatif duyguları yatıştırabilmek için dürtüsel ve riskli davranışlarda bulunabilirler. Kumar oynamak, madde ve alkol bağımlılığı, aşırı savurganlık, hayatını tehlikeye atacak kadar hız yapmak, cinsellik konusunda aşırılık ve korunmasızlık ya da aşırı yemek aslında onlar için bir anlamda kendilerini yatıştırarak acılarını azaltabilme çabasıdır.

Bu kişiler kimlik sınırlarını belirleme konusunda yetersiz olduklarından kim oldukları, istekleri, amaçları, kariyerleri, cinsel kimlikleri konularında karmaşık düşünceler  ve ani değişimler ve rijid tutumlar içindedirler. İç dünyalarına dönerek duygularını anlamlandıracak, iç görü ve empati becerilerini geliştirerek olgunluk kazanacak bir geçmiş yatırımları bulunmadığı için kendi potansiyelleri, sınırları, yetileri konusunda bir fikirleri yoktur.

Borderline kişilik bozukluğu tanısı bazı diğer klinik tablolarla karışabilir, benzerlikler gösterebilir.. Bu tanıyı kesinleştirmek için bir psikiyatriste ya da klinik psikoloğa başvurmak en sağlıklı yoldur.  Bu hastalığın tedavisi sabırla ve istekle uzun zaman sürdürülecek bir psikoterapidir.  Hastanın dalgalanan ruh halini düzenlemek ve duygu regülasyonunu sağlayabilmek için farmakolojik tedavi desteği faydalı olabilir. Bu kişilerle psikoterapide sağlıklı benlik algısı oluşturma, öfke ve dürtü kontrolü, olumlu bakış açısı geliştirme, duygu düzenleme, empati ve içgörü kazanma konularında çalışmalar yapılır.