Cinsel İşlev Bozuklukları

CİNSEL İŞLEV BOZULUKLARI

Cinsel işlev bozuklukları biyolojik ya da psikolojik sebeplere dayanan kişinin cinsel hayatında sorunlara yol açan ve sık görülen bozukluklardır. Cinsel işlev bozuklukları cinsel işlevlerde karşımıza çıkabileceği gibi, cinsel istekte, uyarılmada ya da orgazmda ortaya çıkabilmektedir. Cinsel işlev bozuklukları  cinsel bilgi ve deneyim azlığından, yanlış bilgilendirilme ve inanışlardan, tutucu, otoriter bir ailede yetişmekten, eşlerin arasındaki uyumsuzluklardan ya da eşler arası yaşanan iletişimsizlik ve ilişki problemlerinden, kişinin cinsel organlar ya da ilişkiyle ilgili tiksintili düşüncelerinin olmasından, cinsel sapkınlıklardan, cinsel tercihler konusunda yaşanan karmaşalardan, depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklardan ya da kullanılan ilaçlardan ortaya çıkabilir.

Biyolojik nedenler elendikten sonra, kadınlarda yaşanan uyarılamama ya da orgazm problemlerinin altında korku, kaygı gibi duygusal nedenler, ya da geleneksel inançlara dayalı inanışlar yatabilir. Vajinayı çevreleyen kaslarda cinsel ilişki sırasında istemsiz olarak meydana gelen kasılma sonucu ilişkiye girememek ya da ağrılı ilişki yaşamak kadınlarda vajinismus adı verilen rahatsızlığa neden olabilir. Tututucu, otoriter, şiddet yanlısı anne baba tutumları, cinsel taciz ve travmalar , cinsel ilişki hakkındaki yanlış bilgiler soruna neden olan unsurlardır. Psikolojik kökenli rahatsızlıklarda cinsel terapi ve çiftlere verilen egzersizlerle sorunun çözülme olasılığı yüksektir.

Depresyon, anksiyete, madde bağımlılığı gibi psikolojik rahatsızlıklar da cinsel istekte azalmaya ve cinsel işlev bozukluklarına sebep olabilmektedir.

Erken boşalma cinsel ilişkiye girmeden ya da girdiği anda istemsizce boşalma olmasıdır. Biyolojik faktörler elendikten sonra cinsel deneyim azlığı buna sebep olabileceği gibi stres, anksiyete gibi psikolojik faktörler ve eşler arası gerginlikler de etkilidir. Cinsel terapi tedaviye olumlu yanıt verebilmektedir.

Erkeklerdeki sertleşme bozukluğu kısmi ya da tamamen görülebilir. Tekrarlayıcı şekilde erekte olamama durumudur. Sertleşme problemini her erkek mutlaka dönem dönem yaşayabilir. Fakat erkeklerde bu durumun kalıcı olduğu ve her ilişkide gerçekleşeceği kaygısı geliştiği taktirde  sorun daha da artabilir. Sertleşme problemine biyolojik sorunlar sebep olduğu gibi eşler arası sorunlar, eşe ilgi kaybı,  ön sevişmenin kısa tutulması, hamilelik ve doğum sonrası eşe olan cinsel arzunun azalması, yaşın ilerlemesi, cinsel tercihlerde karmaşa yaşanması, psikolojik rahatsızlıklar ve travmalar da sebep olabilir. Biyolojik faktörler elendikten sonra sertleşme bozukluğunun psikolojik tedavisinde cinsel terapi olumlu sonuçlar verebilmektedir.