25 yıldır kocasından şiddet görüyordu, eşinin hakaret etmesi rutindi, ara ara elini kaldırıyor/can yakıyordu. Her bir olumsuzluğa rağmen çocukları için sabrediyordu. “Bir şekilde onu idare ediyordum ancak bıçağın kemiğe dayandığı an, inandığım Allah’ıma ve kitabıma küfrettiği andı, buna dayanmam imkânsızdı”. Görüşmede hüngür hüngür ağlıyordu.

Ailesi, bulundukları ilin bilinen ailelerindendi. Sevdiği kişi için üniversite tahsilini yarıda bırakmıştı, ailesi onu evlatlıktan reddetmişti. Prenses gibi büyümesine rağmen ilkokul mezunu, işsiz kocası ve 2 çocuğu ile gecekondudan bozma yerde, tüm zorluklara göğüs gererek yaşıyordu. Ne zaman ki eşi, kullandığı uyuşturucunun parası için onu başka erkeklere pazarlamaya kalkıştı, işte o zaman büyük bir yıkım yaşadı, namusu onun için kutsaldı.

Kutsalımıza/değer verdiğimize saygı gösterildikçe, kendimizi saygın hissederiz ve karşımızdakine saygı gösteririz. Her insanın, kendince değer verdiği kavramlar, figürler vardır. Şayet Hindistan’da turist olarak bulunuyorsanız yolda yatan ineğe, kutsal kabul edilen ağaca saygı göstermelisiniz ki Hindular da size saygı göstersinler.

Kişinin kutsalı/değer verdiği insani (varlığı, cinsiyeti, kişiliği, statüsü…), dini (Allah, peygamber, kitap, kıyafet, mekan…), milli (vatan, bayrak, kahraman…), siyasi (parti, lider, amblem…), sportif (takım, başkan, sporcu…) ve diğer (namus, mahremiyet, adet, kültür…) kavramların her biri için saygılı olmak, o kişiye karşı saygılı olmanın gereğidir ve bu durum karşılıklıdır: kendinize saygı gösterilmesi, sizin karşı tarafa saygı göstermenizle orantılıdır.

 

Dr. Hasan Basri İzgi

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here