Tüm anksiyete (kaygı, sıkıntı) bozukluklarında (panik bozukluk, sosyal fobi, özgül fobiler (uçak korkusu vs.), OKB (takıntı hastalığı), yaygın anksiyete bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu), uyaran faktöre karşı beyinde duyarlılık artmıştır ve beyin alarm halindedir. Uyaran faktör iç/dış kaynaklı (kan şekerinin düşmesi/birisiyle tartışma gibi) olabilir. Örneğin panik bozukluk hastası asansöre karşı, sosyal fobi hastası sunum yapacağı topluluğa karşı, temizlik takıntısı olan hasta kapı koluna, umumi tuvalete karşı aşırı duyarlıdır ve beyindeki stres cevabına bağlı olarak bedensel, duygusal (çarpıntı, öfke patlaması, ağlama gibi) belirtileri yaşarlar.

Depresyon (çökkünlük) kliniğinin ön planda olduğu duygusal hastalıklarda da olumsuz düşüncelere karşı duyarlılık artmıştır. Hasta alıngandır ve menfi yorumlar (“hayat boş”, “geleceğim berbat olacak”, “ben bir hiçim” vs.) hayatına egemendir.

Terapilerde duyarlılığı azaltmak için “kaçınma” davranışı yerine “üzerine gitme ve duyarsızlaşma” davranışı ikame edilmeye çalışılır. Panik bozukluk hastasından asansöre binmesi, sosyal fobi hastasından sunum yapması ve takıntı hastasından kapı kolunu çıplak elle tutması, umumi tuvalete girmesi istenir. Sonuçta “duyarsızlaşma”, duyarlılığı fazla olan beyin hastalıklarında tedavi edici bir yaklaşımdır.

Peki, sağlıklı insanlarda” duyarsızlaşma” nasıl karşılanmalıdır? Günümüz insanında ve buna bağlı olarak da toplumumuzda, hepimizi düşündürmesi gereken bir “duyarsızlaşma” sorunu vardır. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” düşüncesinin hayatımıza hâkim olması ne kadar insanidir?

Pek çok uyaran faktöre (insanların katledilmesi, yaşanan savaşlar, şiddet, çocuk ve kadın ölümleri, iş kazaları, doğal hayatın bozulması, hayvanlara zulmedilmesi, insani, manevi, milli ve kültürel değerlerin yozlaşması…) karşı beyinlerimizde, her insanda olması gerektiği kadar (asgari şartlarda dahi) uyarımın olmaması ve bizlerin de duyarsız bireyler haline gelmesi, gerçekten büyük bir sorun değil midir?

 

Dr. Hasan Basri İzgi

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here