Bazı bireyler oldukça vericidirler, “ellerini verirler, kollarını kaptırırlar”. Sevdiği-sevmediği fark etmez: düşünmede, zaman ayırmada, duygusal tepki vermede, enerji harcamada, davranış boyutunda oldukça fedakârdırlar.

Sevdiği insanları 7 gün/24 saat düşüncelerinde misafir edebilirler. Ellerinden geleni ardına koymazlar. Saçlarını süpürge ederler. Her an “hazır ol” da beklerler ve hiçbir söylenene “hayır” diyemezler. En olumsuz hallerde dahi en olumlu duygusal tepkilerini ön planda tutarlar. Tüm enerjilerini onlar için harcayabilirler. Onlara yönelik bütün eylemleri öncelikli olarak yapabilirler, “her an sırtlarında sevdiklerini taşıyabilirler”. Bütün bu güzellikler için de herhangi bir muhasebe ve sorgulama yapmazlar.

Menfi olarak da olsa, sevmediği insanlar için de yine tüm bu ayrıcalıkları yaparlar: “kukumav kuşu gibi düşünürler” ve kendileri için “uyku durak kaçar”. Zamanlarının ve enerjilerinin çoğunu işe-güce harcamak yerine kurguları ve intikam duyguları için harcarlar. Öfke gibi olumsuz duyguları yaşadıkça fiziksel sağlıkları bozulur da yaşadıkları kayıpların farkına varmazlar. Sergiledikleri olumsuz davranışlar nedeniyle “haklı iken haksız olurlar”.

Sonuç olarak bu bireyler, “herkese cömert, kendine cimri” olurlar. Zira kendilerini hiç düşünmezler, “zamanım yok” derler ve bireysel vakitlerini çalıp diğer insanlara vakfederler. İç dünyalarındaki öfke ile “kendilerini yer bitirirler” ve olmadık zarar verici davranışları (alkol-madde kullanımı, düzensiz beslenme ve uyuma gibi) hoyratça yaparlar. Ne diyelim, “Allah akıl-fikir versin”.

 

Dr. Hasan Basri İzgi

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here