Histrionik Kişilik Bozukluğu

HİSTRİONİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Hayatını ilgi odağı olmak, dikkat çekmek üzerine kuran, aşırı duygusal ve hassas, ani duygu değişimleri ve tepkiler gösteren kişilerin içinde bulunduğu bir B kümesi kişilik bozukluğudur. Histrionik kişilik bozukluğu ailesi tarafından ilgisiz, sevgisiz ve değer görmeden yetiştirilen çocuklarda, ya da çocukluklarında görünür ve dikkat çekici olmayı sevgi görmenin bir yolu olarak deneyimlemiş olan kişilerde ilgi çekme, onaylanma, takdir görme ihtiyacıyla ortaya çıkar.

Bu bozukluğa sahip kişiler girdikleri her ortamda ilginin merkezine oturmak, beğenilmek, sürekli övülmek isterler. Durmadan kendileri konuşurlar. Herkes kendileriyle ilgilensin isteğiyle anlattıklarıyla çevresindekileri etkilemek için rahatlıkla yalana başvurabilirler. Gerçekte yaşamadıkları uydurulmuş hikayeleri anlatabilirler. Anlattıkları hikayeleri abartır ve dramatize ederler. Konuşmaları aşırı duygusal, çocuksu ve tiyatral olabilir. Çevrelerinde çekici ve cana yakın bir imaj çizseler de kısa sürede hareketlerindeki ve konuşmalarındaki abartılı unsurlar ve ani değişimler sebebiyle rol yapmakla suçlanırlar.

Histrionik bozukluğa sahip kişiler yeni tanıştıkları kişilere hızlıca yakınlık gösterebilir, özel hayatlarını bir çırpıda anlatabilir ve yeterli samimiyet oluşmadan sarılma, öpme gibi fiziksel temaslarda bulunabilirler. İlgi çekmek için cinselliği de göstermelik(!) olarak kullanabilir, abartılı makyajlar yapabilir, bol dekolteli kıyafetler giyip, flörtöz ve erotik davranışlarla karşı cinsi etki altına almaya çalışabilirler. Amaçları aslında gerçek bir cinsel temas yaşamak değil, ilgi görmek ve odak noktası olabilmektir, fakat uygunsuz cinsel ilişkilere girme eğilimleri olanlar da vardır.  Maddi durumları iyi olmadığında bile zengin oldukları imajını yaratarak karşı tarafı zenginlikleriyle etkileme yoluna başvurabilirler.

Bu bozukluğa sahip kişilerin konuşmalarında, hareketlerinde ya da giyim tarzlarında yaşlarıyla uyumlu olmayan özellikler görülür. Konuşmalarında çocuksu bir tavır takınabilir ya da orta yaşlardayken ergenlikteymiş gibi  giyinebilirler. Övgü almak, beğenilmek hayatlarının amacı gibidir ve dış görünüşleriyle ilgili övgüler en çok ihtiyaç duyduklarıdır.

Bu bozukluğa sahip kişiler istedikleri olmadığında ya da istedikleri ilgiyi göremediklerinde mutsuz olur, çok ani ve sert tepkiler verirler. Birden ağlamaya başlar, yaygara çıkarır hatta bayılabilirler. Duygu değişimleri çok ani olabilir. Ağlarken birden aşırı neşelenebilirler. Hayal kırıklığına uğramaları kolay olduğundan, duygu durumlarındaki bozukluklardan ve yoğun kaygı yaşadıklarından  kolayca depresyona girebilirler. Bu durum intihar girişimlerinde bulunmalarına sebep olabilir. Fakat intiharları sadece ilgi çekmek için de olabilir.

Genel olarak dışaradan renkli ve ilgi çekici görünen ancak derinliği olmayan, yüzeysel, olgunlaşmamış ve çocuksu bir yapıdan, dış dünyadan oldukça kolay etkilenen ve kolayca diğerlerinin etkisi altında kalabilen bir yapıdan söz edilmektedir. Psikoterapiden fayda görebilirler ancak tedaviye sebatlılık gösterememe ve  yarıda bırakma eğilimleri kuvvetlidir.