Arızalanan aracımızı serviste onaran ustaya müteşekkir oluruz ve istenilen ücret fahiş bile olsa öderiz. Ancak aracımızı hammadde halinden trafiğe çıkma aşamasına kadar getiren, fabrikada çalışan ustalar perde arkasında kalırlar ve onlar sabit ücrete rağmen işlerini severek yaparlar.

Halkımız doktor olmayı “kutsal bir meslek” olarak tanımlar. Gerçekten de hakkını vererek işinizi yaparsanız doktorlukta hem madden hem de manen tatmin olabilirsiniz. Saygı da görürsünüz, dua da alırsınız.

Doktor biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden dengeleri (hemostazisi) bozulan hastaların sorunlarına, “sorunu nedir? (tanı)” ve “nasıl çare olabilirim? (tedavi)” gibi sorularla kafa yorar. Var olan arızayı tespit eden ve onarmaya çalışan usta gibidir.

Daha kutsal olan bir mesleğin erbabı, ailesinden hammadde olarak aldığı çocuğu gerçek hayata hazırlayan öğretmendir. Bu nedenle “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” inancı çoğumuzda vardır. Kıymetlimiz olan çocuklarımız onlara emanettir. Öğretmenlerimiz mütevazı ve çoğu zaman da perde arkasında kalan gerçek ustalardır.

Yarın babamın da mesleği olan öğretmenlik görevini, şerefi ve şanı ile yapan öğretmenlerin günü. Her birini kutlar, saygı ile selamlarım.

Dr. Hasan Basri İzgi

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here