Metroda, sinema salonunda, kafede, parkta… evlilik arifesindeki gençler, karşı cinse göz ucuyla bakmak, çaktırmadan alıcı gözle inceleme yapmak yerine ellerindeki telefonlara konsantre olmuş durumdalar. Görme ve görülme anlamında ne cici, süslenmiş kızların ne de sportif, bakımlı erkeklerin nasipleri var, herkes kendi âleminde, göz teması tarihe karışmış gibi.

İnternet hayatımıza girmezden önce, ergenlik ve genç yetişkinlik dönemini yaşayan nesiller için var olan kültür, klasik görücülüktü. Sözüne güvenilir bir arabulucu (çöpçatan) tarafından gençlerin anneleri arasında bağlantı kurulurdu. Sonraki aşamada ise erkeğin annesi, kız evine giderdi ve hem kızı hem de kızın ailesini (konuşmalarına, hal ve hareketlerine, evin temizliğine vs. bakarak) alıcı gözle incelerdi. Karşılıklı olur verildiğinde ancak gençler birbirinden haberdar olurdu. “Gençler birbirini tanımadan evleniyorlar” diye eleştirilen klasik görücülükte, flörte sıcak bakılmazdı. Duygusallıktan çok tecrübelere önem verilirdi. Anneler söz kesen kişilerdi, babalar genelde son sözü söyler gibi görünseler de olaya müdahil olduklarında çoktan iş bitmiş olurdu. “Çocuklar bilmez, büyükler bilirdi”.

O dönemlerde gençlerin birbirlerinden haberi düğün-dernekte, çeşme başında, misafirlikte, sokakta… olurdu. Mahcup delikanlılar bakarken kızarırlardı, geç kızlar kendilerince kapris yaparak yürek yakarlardı.

Nereden nereye! Bütün figürler rahmetli oldu. Sözüne güvenilir arabulucular yerlerini internetteki çöpçatan evlenme sitelerine bıraktılar. Maalesef güvenilirliği bir taraf bırakın, oluşturulan bilgi bankasındaki tüm özellikler (yaş, boy-pos, eğitim, iş… hatta cinsiyet bile) sahte çıkabiliyor. “Anne/baba ne düşünür?” diye düşünen gençlerin sayısı numunelik seviyesinde. İnternet evlilikleri revaçta, lakin tek sorun uzun soluklu olmamaları ve genellikle hüsran ile sonuçlanmaları.

“Modern görücülük” anlayışının hâkim olduğu sanal hayatta “tecrübelere kulak vermek”, “sorumluluk almak”, “göz göze temas kurmak” gibi gerçek hayatın kabulleri para etmiyor. Yazık ki ne yazık, zamane gençleri telefondan başlarını kaldıramadıkları için burunlarının dibindeki doğal güzelleri ıskalıyorlar.

 

Dr. Hasan Basri İzgi

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here