Günümüzde nereye baksak çok mutlu, mükemmel hayata sahip insanlar görüyoruz ve kendi hayatımızı onlarınkiyle kıyaslayıp mutsuz olduğumuzu düşünüyoruz. Oysa bu düşünceye sebep olan sosyal medya mutluymuş gibi davranan kişilerle dolu bir mecra ve herkesin çok mutlu hayatlar yaşadığının sanılması son derece aldatıcı. İnsan, etrafı ne kadar kalabalık olursa olsun yalnız hissedebilen bir canlıdır ve çağımızda pek çok insan yüzeysel ilişkiler sebebiyle kendini yalnız hissetmektedir.

Mutlu olmanın ilk şartı hayatınızı başkalarının hayatıyla kıyaslamamanızdır. Dışardan görünenle içerde yaşanan her zaman aynı değildir. Herkes kendi hayatını baz alarak; kendisinin yapmaktan hoşnut olduğu şeyleri bularak, bulunmaktan zevk aldığı yerlere giderek ve yanında olmaktan huzur duyduğu kişilerle vakit geçirerek mutluluğu yakalamaya çalışmalıdır. Mutluluk maddiyatla değil maneviyatla elde edilebilen bir duygudur. Maneviyatsa sosyal ilişkilerdeki bağlılıkla, insan ilişkilerindeki doyumla güçlenebilir. Dolayısıyla sevdiğiniz kişilerle, sevdiğiniz şeyleri yapmanız mutluluğun en basit formülüdür.

Mutlu olmanın bir değer şartı yapmayı istemediğiniz şeyleri yapmamaktır. Yani hayır demeyi başarabilmektir. Karşı tarafı kırmadan, uygun bir neden göstererek gitmek istemediğiniz yerlere gitmemek, istemediğiniz davranışlarda bulunmamak sizi çok daha mutlu bir birey yapacaktır. Karamsar, negatif insanlardan uzak durmanız da mutluluğa giden yolda etkili bir eylem olacaktır. İnsanlar genellikle olaylar istediği gibi gitmeyince veya kişiler istediği gibi davranmayınca mutsuz olur. Çevrenizdeki insanlarla ilgili beklentilerinizi azaltarak, insanları değiştirmek yerine oldukları gibi kabul ederek mutsuzluktan uzaklaşabilirsiniz. Elbette ilk olarak kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeli, sevmeli ve sürekli zayıf yönlerinize odaklanmak yerine güçlü yönlerinizi ön plana çıkarmalısınız.

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here