“Dün yoğun göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes darlığı oldu, 30 dakika sürdü, çok korktum, kalp krizi geçirdiğimi sandım” şeklinde geçirdiği panik atağını tarif eden panik bozukluk hastasında veya “çoluk çocuğum aç ve açıkta kalacak, yiyecek kuru ekmeğe muhtaç kalacağız” diyerek ağlayan ileri yaş depresyon hastasında ortak özellik, farkında olmadan ve hastalıklarına bağlı olarak en kötü olasılıkları düşünmeleridir. Bu örneklerde hastaların, olasılıkların en kötüsünü düşünmelerinde bir gerekçe vardır: var olan hastalıkları. Terapi sürecinde farkındalık geliştirilerek bu olumsuz düşünme tarzı ile hasta yüzleştirilir.

 

Hastalık öyküsü olmayan bireylerde de en kötü olasılığı düşünüp bu olasılığa göre yaşama olur mu? “Muhtemelen bu işi yapamayacağım”, “bu sınavı kazanmam imkansız”, “bu çocuk adam olmaz”, “her an bir felaket yaşayabilirim ve çok acizim”, prospektüs bilgisi ile nadiren görülen bir yan etkiyi dikkate alarak “bu ilaç bana dokundu, zarar verdi”… gibi düşünceler, en olumsuz olasılığı tek gerçekmiş gibi görüp hareket eden bireylerin kendine has düşüncelerdir. Gerçekte ise “kişi bu işi yapabilecek düzeydedir”, “sınavı kazanması için yeterli bilgiye sahiptir”, “çocuğu adam gibi adam olacaktır”, “yaşanabilecek bir felaket durumu için eğitim görmek ve tedbir almak yeterlidir” ve “her ilacın yan etkisi olabilir, prospektüse göre değil doktorumun verdiği bilgiye göre hareket etmem gereklidir”.

 

Hekim, hastasını muayene ettiğinde bir ön tanı koyar ve ayırıcı tanıda olabilecek en kötü hastalığı da düşünür. Ateşli çocuk için öncelikle enfeksiyon hastalıkları düşünür ama tetkiklerinde bir olumsuzluk görürse “bir kanser vakası olabilir mi?” düşüncesi ile ileri tetkikler isteyebilir. Şayet hekim en kötü olasılığı düşünerek en son yapılacak tetkikleri ve tedavileri baştan yaparsa hem hastasına hem de devletine maddi ve manevi ek yük getirir. Göğüs ağrısı olan hastaya ilk görüşte “senin ki psikolojik, panik atak geçiriyorsun” demek ne kadar hatalı ise EKG gibi ön değerlendirme tetkiklerini yapmadan hastaya direk anjiografi yapmak da o kadar uygunsuzdur.

 

Marifet, en kötü olasılığı düşünerek tedbir almak ama daha önce olumlu olasılıkları düşünerek hareket etmektir.

 

(Bir sonraki konumuz “rol karmaşası” olacak).

Dr. Hasan Basri İzgi

İkon-26.11.14

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here