Sürekli şikâyet eden bir toplum olduk: işinden memnun olan yok gibi, günlük hayatlar oldukça monoton, evden-işe/işten eve gel-git yapıyoruz, yaşadığımız şehirden, trafikten, insanlardan, yaşamaktan, evimizden, eşimizden, kendimizden… sıkılıyoruz. Sıkıldıkça da şikâyet ediyoruz ve artık yaşamak zor geliyor. Hiç mi memnun olabileceğimiz, şikâyet etmek yerine takdir edebileceğimiz güzellikler kalmadı?

 

Bunama hastalığının ön belirtileri tespit edildiğinde (prodromal dönem) hastalara, gidecekleri yere her zamanki kullandıkları yolun dışında başka bir yolla gitmeleri önerilir, yeni yüzler ile temas etmeleri için alışageldiklerinden daha farklı topluluklarla irtibat kurmaları (yeni dernek/kurs aktivitelerinde farklı insanlarla tanışmak gibi) tavsiye edilir. “Rutin dışı” alternatifleri yaşam içinde değerlendirmek çare olarak görülür. Bu çare, sağlıklı olan ancak sürekli şikâyet eden bireylere de uyarlanabilir.

 

Rutin dışı yapılabilecek pek çok alternatif aktivite, kişiye özel planlanabilir. Yoğun çalışan, evden işe/işten eve gel-git yapan ve hayatından şikâyetçi olan birey, boş vakitlerinde balık tutabilir, halı saha maçında ter atabilir, amatör tamiratlar yapabilir (Galata köprüsünde ve boğazın değişik kıyılarında rol-model olabilen, ilk fırsatta oltasını alıp denize koşturan yurdum insanları bol miktarda vardır). Şehirden bunaldığında izin hakkını, belki de hiç görmediği, baba ocağı olan köyünde geçirebilir, nimetlerinden (gürültüsüz, doğal ortamda ve birazda meşakkatli/şehrin nimetlerinden muaf bir köy hayatı) faydalanabilir. Trafikten sıkılanlar, özel araçlarına geçici olarak veda edip toplu taşıma araçlarını kullanabilirler (özel şoför kullanma keyfi ekstrasıdır). İnsanlardan mustarip olanlar, yalnız başına bir süreliğine Robinson hayatı yaşayabilirler (Karadeniz yaylaları mükemmeldir). Ev ve eş ile ilgili bunalanlar, rutin hayatı bir süreliğine erteleyip uzaklardaki bir hayır işine (dernek faaliyetine, hasta bir akrabanın bakımına vs) koşturabilirler. Yaşamaktan soğuyanlar için ziyaret mekânı ya mezarlıklardır, birkaç gün mesaisini sabahtan-akşama kadar mezarlıkta tefekkür ederek geçirebilirler ya da huzurevleridir, geleceği görüp bugüne şükretmeye vesile olabilir. Kendinden bunalanlar, varoluş nedenlerini gözden geçirmelidirler ve eksiklerini tamamlamalıdırlar.

 

Haydi! “rutin dışı” alternatiflere, şikâyet etmek çare değil…

 

 

 

Dr. Hasan Basri İzgi

 

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here