Moralimiz bozukken çikolata, pasta gibi şekerli yiyeceklere veya cips, çekirdek gibi abur cuburlara; yorgunken veya dikkatimiz dağınıkken çay, kahve gibi kafeinli içeceklere  yöneldiğimizi düşünürsek yiyecek ve içeceklerin psikolojimiz üzerindeki etkisini fark etmememiz mümkün değildir.

Araştırmaların sonucu göstermiştir ki; sağlıklı beslenmenin ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkileri yadsınamaz. Et ağırlıklı değil meyve- sebze ağırlıklı beslenen kişilerde depresyon görülme ihtimali azalırken, depresyonda olan kişilerin Omega-3 seviyelerinin düşük olduğu görülmektedir. Omega-3 yönünden zengin yiyeceklerden olan somon balığı,ton balığı gibi besinlerin sık tüketilmesi veya Omega-3 balık yağı takviyesi depresyonun belirtilerini azaltmaktadır.

Araştırmalar beyin ve bağırsak arasında sıkı bir ilişki olduğunu gözler önüne sermektedir. Bağırsaklardaki bakterilerle beyin nöronları arasındaki bağ oldukça kuvvetlidir. Yoğurt, kefir, turşu gibi fermente besinler zengin probiyotik içeririler. Probiyotik antidepresan özelliği olan canlı bir bakteridir. Dolayısıyla probiyotik yönünden zengin besinler anksiyeteyi azaltır, depresyonu önler. Yağ tüketiminin de psikolojiyle doğrudan bağlantısı bulunmaktadır. Yiyeceklerin bozulmadan uzun süre saklanmasını sağlayan trans yağlar, et, tereyağı gibi besin maddelerinde bulunan doymuş yağlar psikolojiyi olumsuz yönde etkileyen yağlardır.

Zeytinyağı, omega-3 yağı, badem yağı, fındık yağı gibi doymamış yağlarsa psikoloji üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Vücuttaki folik asit eksikliği veya B12 eksikliği de psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Folik asit seviyesi düşük kişilerin depresyona yakalanma riski daha fazladır. Ispanak, portakal suyu, avakado, karaciğer gibi besinler folik
asit eksikliğini azaltan yiyeceklerdir. B12 eksikliğiyse süt, et gibi hayvansal gıdalarla giderilebilmektedir.

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here