* “2 yıldır ilaç kullanıyorum, tam iyileşemedim. 10 yıl içinde 3 kez depresyon atağı geçirdim, hastalığım nüksediyormuş. Ben hiç tam olarak iyileşemeyecek miyim? Ömür boyu ilaç mı kullanacağım? Mehter takımı gibi iki ileri bir geri, aynı yerde sayıyorum. Anladığım şu ki; ben bu hastalıktan kurtulamayacağım, hep çekeceğim, ölsem de kurtulsam”.

* “Eşimin hiçbir sorunu yok, yediği önünde yemediği arkasında. Ona çok kızıyorum, bir eli yağda bir eli balda. Kendi kendine hastalık üretiyor, eli ayağı tutuyor ama hastayım diye hiçbir iş yapmadan yatıyor. Şükür etmediğinden bunlar oluyor, hasta filan değil”.

* “Oğlumun tüm tahlilleri iyi, fiziksel hastalığı yok. Zeki bir çocuk, dersleri güzel, başarılı bir öğrenci. Sürekli evde kitap okuyor, internette araştırma yapıyor. Her şey güzel ama bir sorunumuz var. Hiç arkadaşı yok, karşı cinse ilgisi yok, sosyal aktivitelerden kaçıyor. İletişime girmesi yok denecek düzeyde. Tüm ilişkileri sanal âlemde”.

* “Keşke depresyon hastası olacağıma bacaklarım kırılsaydı, hatta kanser olsaydım da beni ailem birazcık anlasaydı. Hiç birine derdimi anlatamıyorum, “senin bir şeyciğin yok” diyorlar. İnsan bu ıstırabı isteyerek yaşıyor olabilir mi?”.

* “Hayatımda sorun yok denecek kadar iyiyim. Buraya gelme sebebim bana sıkıntı veren bir alışkanlığım. Dürüstlük kırmızıçizgim olmasına rağmen istemeden pek çok yalan söylüyorum ve karşımdakini aldattığım için pişman oluyorum”.

* “Şu toplumda sizce sağlıklı insan var mıdır? Siz kendinizin sağlıklı olduğunu iddia edebilir misiniz? Bence tüm doktorlar hasta, siz mi bana yardımcı olacaksınız, gülerim size. Kızdırmayın beni”.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO,) sağlığı “biyolojik, psikolojik ve sosyal iyilik hali” olarak tanımlar (biyopsikososyal yaklaşım). Bazı bilim insanları bu tanıma “spiritüel (ruhi, manevi) iyilik halini” de ilave ederler. Bu tanımlamaya göre bir hastanın sadece tıbbi hastalığının olmaması sağlıklı bir birey olduğuna işaret etmez. Beraberinde hem psikolojik olarak dengede hem de sosyal bir varlık olarak yaşayan bir birey olması gerekir. Ek olarak da kendi doğrularına (kırmızıçizgilerine) uygun yaşam tarzı önem taşır. Burada anahtar kelime “DENGE” (homeostazis)’dir. Yaşayan bir organizmada, organizmanın dengede olduğu duruma sağlık denilir.

Tedavi gören tıbbi veya psikiyatrik hastaların pek çoğunda beklenti, sadece ilaç kullanarak ve doktor tarafından verilen tavsiyeleri yerine getirerek şifa bulmaktır. Bu beklenti çoğu zaman mümkün olur, hastanın şikâyetleri düzelir (sivrisinekler ölür). Ancak hastalığın nüksü engellenemez, tekrarlar hastada ümitsizliğe neden olur (bataklık kurumaz).

 

 

Dr. Hasan Basri İzgi

 

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here