Hayatımızı siyah-beyaz yaşıyoruz, sağlığımız için önemli olan diğer renkleri kaybediyoruz ve sonuçta önemli bedeller ödüyoruz.

“Ya hep” diyoruz ve “en iyi anne ben olmalıyım, okuldaki en başarılı öğrenci oğlum olmalı, en çok parayı ben kazanmalıyım, birinci ben olmalıyım, her istediğim olmalı, en güzel eşe ben sahip olmalıyım” gibi düşüncelerin peşinde koşturuyoruz veya “ya hiç” diyoruz da “ben çok kötüyüm, yapamam, benden bir şeycik olmaz, becerseydim şaşardım, eşim bana nasıl tahammül ediyor?, ben anneliğin hakkını veremiyorum, okulun en çirkini benim” gibi düşüncelerin altında eziliyoruz.

Bazılarımızın değer yargılarında 0 ve 100 arasında ara değer yok, 0 ve 99 eşit değere sahip. “Anneme üniversite sınavında bulunduğumuz şehirde üçüncü olduğumu övünerek söyledim. Annem buz gibi bir ifade ile “neden birinci olmadın? diye sorduğu andan itibaren mutluluğun ne olduğunu unuttum. Şayet bugün hayatımda olmam gereken yerlerde değilsem biliyorum ki bunun müsebbibi annemdir” diyen kronik depresyon hastasının ödediği bedeli düşünebiliyor musunuz?

Çağımız rekabet ve tüketim çağı. Bu nedenle hayatlarımız gittikçe zorlaşıyor ve stres kelimesi her an gündemimizde oluyor. Lütfen hayata “beyaz/siyah, 0/100, hep/hiç, en iyi/en kötü, ifrat/tefrit” boyutunda bakmayalım. “Gri’nin tonları, 50, olduğu kadar ve itidal” her zaman aklımızın bir köşesinde olsun.

Siyah-beyaz bakış açısından kurtulmanın bir yolu da diğer renkleri hayatımızda canlandırmak olabilir. İş-ev arasında geçen ve uçlarda yaşanan hayatımıza, diğer meşguliyetleri, sosyal aktiviteleri, hobileri, yeni bilgileri, insani paylaşımları, sağlıklı iletişimleri katmamız uygun olur (anne ve babaya evlatlık vazifeleri, çocuğumuz ve eşimiz ile ortak aktiviteler, akraba ve komşu ziyaretleri, hayır kuruluşlarında aktif görevler, sosyal projelere aktif katılımlar, ürünlerini gördüğümüz hobiler, toprak/hayvan ve bitki ile uğraşma, tarih/edebiyat/felsefe/psikoloji gibi alanlarda yeni bilgilere sahip olma, sohbet meclisleri/düğün-dernek/konferanslar/konserler/tiyatro/kültür gezileri gibi fırsatları değerlendirip insanlarla paylaşım ve iletişimi (sözel, bedensel) artırma gayretleri vs.).

 

 

Dr. Hasan Basri İzgi

 

Paylaş

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here