Şizotipal Kişilik Bozukluğu

ŞİZOTİPAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Sosyal ilişkiler konusunda sıkıntı yaşayan, sosyal ortamlarda kaygı, şüphe, alınganlık ve huzursuzluk hisseden ve bu sebeple sosyal ilişkilerden uzak duran, düşüncelerinde, duygu ve davranışlarında, inanışlarında, konuşmalarında ve dış görünüşlerinde alışılmışın dışında, garip unsurlar barındıran kişilerin sahip olduğu bir kişilik bozukluğudur.

Şizotipal kişilik bozukluğuna sahip kişiler dış dünyayla ilişkileri kopuk, kendi iç dünyalarında yaşayan, sosyal ilişkiler kurma konusunda büyük sıkıntı ve kaygı yaşayan insanlardır. Sosyal ilişkiler konusunda kendisinin çekimserliği ve uzak durmasının yanı sıra bu bozukluğa sahip kişilerin tuhaf düşünce, davranış ve konuşmaları, kuşkucu, alıngan tavırları ve tuhaf giyim tarzları diğer insanları iter ve bu kişilerden uzaklaştırır. Konuşulanların kendisiyle ilgili olduğunu düşünüp bunlara kendince, gerçek dışı anlamlar yükleyerek alınganlık gösterebilirler. Tanımadıkları insanların yanındaki yoğun anksiyeteleri yakından tanıdıkları insanların yanında da vardır. Bu kişiler toplumdan dışlandıklarını hissederler. Birinci derece aile üyeleri dışında yakınlık kurdukları kimse yoktur.

Bu bozukluğa sahip kişilerin gerçeklik algısı bozulmuştur. Toplumun sahip olduğu inanışlara uymayan, gerçek dışı düşünceleri vardır. Sihirsel güçleri olduğuna, zihin okuyabilme, geleceği görebilme yeteneğine sahip olduklarına inanabilirler, batıl inançları vardır. Bazı bedensel yanılsamalara sahip olabilirler. Vücutlarında bir bölgenin şeklinin değiştiğine, büyüyüp uzadığına inanabilirler.

Konuşmaları karşı tarafın anlayamayacağı garipliktedir. Birbiriyle alakasız konular arasında hızlı geçişler yaparlar, aynı konuları tekrar tekrar konuşurlar bazen de çok ayrıntılı konuşmalar yaparlar. Karşısındaki kişinin konuştuklarını anlamadığını ifade etmesine aldırmazlar, konuşma biçimlerini aynı şekilde devam ettirirler.

Şizotipal kişilik bozukluğuna sahip kişilerin %30’ undan fazlasında majör depresyon belirtileri de görülmekte ve şizotipal kişilik bozukluğu borderline, çekingen ve paranoid kişilik bozukluklaıyla birlikte görülebilmektedir.

Şizotipal kişilik bozukluğunda genetik faktörler oldukça etkilidir. Ailesinde şizofreniye ya da şizotipal bozukluğa sahip kişilerin hastalığa yakalanma riski daha fazladır.

Şizotipal bozukluğa sahip kişiler genellikle tedaviden uzak dururlar. Tedaviye yönelme konusunda aile önayak olmalıdır. Tedavide anksiyete, depresyon ve psikotik belirtilerin azaltılması için ilaçlardan faydalanılır. Bunun yanı sıra psikoterapi oldukça faydalıdır. Hastalığı ağırlaşmış durumda olan kişilerin hastaneye yatırılması daha uygundur.